Prof. Dr. Metin KAZANCI
Hem oldukça yaygın bir kullanımı olan hem de merak uyandıran bir kavram olarak ideoloji Althusser ile birlikte yeni bir tanıma kavuşmuş, oluşumu ve fonksiyonu ile ilgili tezler değişmiş ya da değişmeye başlamıştır. Biz bu yazımızda daha önce yazdığımız iki makaleyi de dikkate alarak, ideoloji ile ilgili olarak Althusser tarafından ileri sürülen görüşleri daha anlaşılabilir hale getirmeye gayret edeceğiz ve ideolojinin toplumsal misyonunu kitle iletişim araçları ile ilişkilendirerek onu günümüzdeki konumuyla açıklamaya çalışacağız.
Prof. Dr. Metin KAZANCI
Türkiye’de yazılmış halkla ilişkiler kitaplarının hemen hemen tümü halkla ilişkilerin tarihini Amerika Birleşik Devletleri’ndeki halkla ilişkiler uygulamalarının tarihi olarak alırlar. Ülkemizle ilgili tüm yazılanlar bir iki cümledir: “Kanuni halkı çok severdi, Fatih halkla sık sık bir araya gelirdi. II. Mahmut iyi bir halkla ilişkiler uzmanı idi” gibi. Oysa durum Osmanlı’da çok farklıdır. Bugünkü anlamda halkla ilişkiler yoktur ama Osmanlı’nın kendine özgü halkla ilişkileri vardı. Biz bu yazıda bu konulara olabildiğince açıklık getirmeye çalışacağız. İlk defa kağıda dökülen Osmanlı’nın halkla ilişkileri kuşkusuz daha geniş ve ayrıntılı incelemelere gereksinme göstermektedir.
Tahir Karaboğa
Günümüzde medya, ister olumlu ister olumsuz yönde olsun, toplumu, tartışmasız bir etkileme gücüne sahiptir. Medyanın günümüz toplumlarının zihinsel hayatına hükmeden bir konumu vardır. Medyanın tarihsel gelişimi içinde, toplumsal sorunların çözümü, toplumun eğitilmesi ve bilgilendirilmesi, kültürün geliştirilmesi, bireyler arasında sağlıklı iletişimin kurulması, toplumda huzur ve daha insani bir düzenin sağlanması gibi işlevlerle ortaya çıkmasına rağmen, günümüzde bir çok sorumluluğu ve ahlaksal ilkeleri yerine getirmediği, tam tersine bir çok toplumsal soruna kaynaklık ettiği görülmektedir.
Önceki Başlıklar
|