http://ilef.ankara.edu.tr/id/

ilef.net Anasayfa    iD Başsayfa    Araştırmalar

Anasayfa



iD'ye Nasıl Yazı Yollanır?
Yazı yollama Yazılarınızı PC formatlı Microsoft Word ya da düz metin dosyası olarak hazırladıktan sonra buraya klikleyip e-mail'e ek (attachment) yaparak yollayabilirsiniz. Gönderilen yazıların yayınlanma garantisi yoktur. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazıların düzenlenmesi Belli bir format tercihimiz yok; hangisini uyguluyorsanız, kurallarına uymanız yeterli. E-mail editor@id.ilef.net

"iD?" bölümündeki tüm yazılar


Ana Haber Bültenlerinde Magazinleşme

Bu yazının
Yazıcı
versiyonu
 

Özlem Turaçözen, Uğur Çiğdem, Özge Akcan

Giriş

Kitle iletişim araçlarının işlevleri denildiğinde kuşkusuz ilk akla gelen, ‘haber iletme’dir. Yaşanılan dünyanın algılanmasında önemli bir araç olan haber metinleri, tanımı itibariyle kendisine atfedilen nesnellik, dürüstlük, yansızlık ve açıklık gibi etik normlar dolayımıyla, izleyicinin inanılırlılığını en az sorgulayarak algıladığı metinlerdir.

Haber metinlerinin izleyiciye aktarıldığı bir araç olarak televizyonun, kendi yapısal özellikleri dolayısıyla daha yoğun olarak gerçekleşen bozulmalar, izleyici tarafından yukarıda belirtilen ön kabul nedeniyle, gerçekmiş gibi algılanmakta, güvenilirliliği sorgulanmamaktadır.

Haberin sunum ve içeriğinde meydana gelen bozulmalar arasında en önde gelen ve bu araştırmaya konu olan bozulma; magazinleşme olgusudur.

Araştırmanın Amacı ve Kapsamı

Haber metinlerinin izleyiciye aktarımı sırasında içerik ve sunumda gittikçe ağırlık kazanan magazinleşme olgusu, son yıllarda akademik tartışmalara daha sık konu olmaktadır.

Türkiye özelinde magazinleşme kavramına yaklaştığımızda; 90’lı yıllarla birlikte devlet tekelinden sıyrılan yayıncılık anlayışı, özel TV kanallarıyla tecimsel bir boyut kazanmıştır ve bu geçiş sürecinde haber metinlerinde kendini en çok gösteren bozulma, magazinleşme olmuştur.

Bu araştırmanın amacı, yukarıda kısaca değinilen süreç sonunda haber metinlerinin hızla magazinleşmesini örneklerle ortaya koymak ve bugün varılan noktayı belirginleştirmektir.

Bu amaç doğrultusunda medyada magazinleşme başlığı altında, özel TV kanallarının ana haber bültenlerinde haber metinlerinin içerik ve sunumundaki bozulma incelenecektir. Özetle araştırmanın kapsamına, özel TV kanalları ana haber bültenleri alınmıştır.

Yöntem

Araştırmanın amacı doğrultusunda ilk aşamada, literatür taraması yapılmış olup; bu yolla elde edilen bilgiler ışığında seçilen kanalların ana haber bültenlerinden alınan örnekler incelenmiştir.

Seçilen özel TV kanalları;

ATV

STAR

SHOW TV

Bu üç özel TV kanalı ana haber bültenleri 5 gün süreyle izlenmiş ve bültendeki tüm haberler araştırma kapsamına alınmıştır. Bu kapsam içinde magazin haberlerine verilen ağırlık ve haber içeriklerindeki magazinleşme incelenmiştir.

1. Haber Kavramı ve Kamunun Bilme Hakkı

Haber kavramının ortaya çıkışının temelinde enformasyon alma ihtiyacı yatmaktadır. 18. ve 19. Yüzyıllarda sömürgeleri bulunan Avrupa ülkeleri, sömürgelerinden, daha çok ticari içerikli bilgi alma ihtiyacı duymuşlardır ve haber kavramı bu ihtiyaçtan doğmuştur.

Haber alma ihtiyacını ilk karşılayan mecra olarak karşımıza gazeteler çıkmaktadır. Gazetecilik faaliyetinin temelinde bilgi verme olgusu yatar ve bu noktada belirginleşen kavram; kamunun bilme hakkıdır. Kamu bu hakkını tarihsel süreç içinde medyaya devretmiş, medya enformasyon elde edimi ve dağıtımını kamu adına yapmaya başlamıştır. Medya bu aracılık misyonunu, 1830’lara kadar kısıtlı sayıda basılan ve yalnızca abonelere dağıtılan gazeteler (Bu gazeteler bir parti ya da çıkar grubu tarafından destekleniyordu.) aracılığıyla gerçekleştiriyordu. 1830’da Penny Press’in ortaya çıkmasıyla kar amacıyla gazete basılmaya başlanmıştır. Ticari bir mantık ve herkese satmak amacıyla gazeteler daha sansasyonel bir haberciliğe yönelmiştir. Bu süreçte giderek öne çıkan kavram; öğrenme merakı olmuştur. Kamunun bilme hakkı yerine, gazeteciler bu merakı doyurmaya yönelik işler yapmaya başlamışlardır.

2.Televizyonun Ortaya Çıkışı ve Öğrenme Merakı

Kamuya bilgi aktarımı işini gazetelerden sonra, haber ajansları 1800’lerin ortalarında telgraflar aracılığıyla yapmaya başlamışlardır. Sonraki aşamada karşımıza çıkan kitle iletişim aracı, 1800’lerin sonlarında radyo olacaktır. Bu süreci takiben, 1900’lerin başlarında (20.yüzyılın ilk yarısında) televizyon yeni bir mecra olarak ortaya çıkmıştır.

Medyanın habercilik anlayışı, Penny Press’le başlayan bir süreçle sansasyonelite kaygısı taşımaya başlamıştır. Televizyon bağlamında baktığımızda ise, bu yaklaşım 80’lerle birlikte benimsenmiştir diyebiliriz. 1970 ve 80’lerden itibaren Avrupa’da kamu haberciliği ve yayıncılığı anlayışı tamamen kırıldı. Özel TV kanallarının sayısı arttı. Bu gelişmelerin Türkiye’deki uygulamalara yansıması da 1990’dan itibaren gerçekleşmiştir.

“1970’li ve 80’li yıllar Avrupa’da düşünce özgürlüğünün neredeyse herşeyin belirleyicisi olduğu, çoğulcu ve demokratik taleplerin çığ gibi büyüdüğü tekelci radyo ve televizyon sistemlerine karşı hareketlerin başladığı yıllardır.”(1)

Yukarıda özetle değinilen süreç, magazinleşmenin tarihsel sürecidir. Buradan, basının bayağı konulara ve eğlence içeriğine yoğun olarak yöneldiği zamanların 19. Yüzyılın başları olduğunu söyleyebiliriz ve bu bağlamda basının önemsiz konulara eğilmesi ve ciddiyetini kaybetmesiyle ilgili eleştiriler de, yaklaşık yüzyıl öncesine kadar uzatılabilir.

3.Televizyonda ve Haber Metinlerinde Magazinleşme

Bu gelişmelerle birlikte, televizyon yayıncılığı özel TV kanallarıyla tecimsel bir nitelik kazanmıştır. Süreç içerisinde artık tamamen kar güdümüyle hareket eder hale gelen medya kuruluşları amaç sapması yaşamışlardır. Medya artık çıkış noktasını tümüyle bir haktan meraka kaydırmıştır. Bu noktada karşımıza ciddi sorunlar çıkmaktadır, çünkü hak kavramının sınırını çizmek, merak gibi bir kavramın sınırını çizmekten daha kolaydır. Artık herşey magazin temelli hale gelmiştir. Medyada herşey bu merakı doyurmaya yöneliktir. Bu merakı tatmin kaygısı, sansasyonel haberciliğin de önünü açmıştır ve özel yaşam sınırı kalmamıştır. Bu durumu tüm medya sektörü benimsemiş bulunmaktadır. Artık sektör aşağıdaki gibi tanımlanabilecek magazinel bir haber anlayışına sahiptir;

“Bir yaşam biçimi önerisi olarak magazin, medya için vazgeçilmez bir materyaldir... Televizyon haberlerine yerleştirilen magazinel içerik, var olan dünyanın basite indirgenmiş, daha anlaşılır hale getirilmiş görünümü aracılığıyla, yaşanılan gerçekliğin yerine özlenilen gerçekliği yerleştirmektedir.”(2)

Benimsediği magazin söylemi aracılığıyla, eğlenceyi her türlü olayın doğal çerçevesi haline getiren televizyon, eğlence içeriği taşıyan materyaller bulup sunmanın ötesinde, tüm olayların içeriğini eğlence öğeleriyle donatmaktadır. Ayrıca kavramın televizyonda kullanımı, doğrudan bu söylem biçiminin eğlence içeriğiyle sınırlı değildir. Kamuoyunu ilgilendiren bir bilginin içeriğinin hafifletilerek sunulması da bir magazinleştirmedir.

“...herhangi bir konuda olduğu gibi haberde de bütünü oluşturan parçalar arasındaki eğlendirici olabilecek öğeler, magazin söylemi tarafından öne çıkarılmaktadır. Yanı sıra dünyayı farklı açıdan betimleyen bu açıklama biçiminin (magazin söyleminin) eğlenceye uzak konuları da benzer bir görünümde sunduğu gözlemlenmektedir. Böylelikle toplumsal yapıda egemen çevreleri temsil eden bireylerin özel yaşamlarından, sivil toplum hareketlerine, spor karşılaşmalarından son derece önemli uluslararası sorunlara kadar pek çok konu ve olay, magazinel anlatım biçiminin ilgi alanına girebilmektedir.”(3)

“Bir başka anlayış, olayların dramatize edilmesi ya da yaşanılan olay örgüsü içerisinde -haber değerinin varlığı gözetilmeksizin- dramatik olanın öne çıkarılması olarak özetlenebilir. Bu yaklaşımda haber dramaları, aktarılan hikayedeki aktörler üzerine yapılandırılmaktadır. Habere konu olan olayların dün yaşanılan ve yarın da yaşanması olasılığı taşıyan boyutlarından çok “şimdiki zaman” da gerçekleşen kadarının önemsendiği, yaşanılanların kurumsal ya da ulusal etkilerinden çok bireysel etkilerinin vurgulandığı bu tür haberler, giderek bir “melodrama” dönüşmektedir. Bu anlamda özel alan-kamusal alan ayrımının giderek silikleştiği bir medya ortamında skandal, ihanet, sansasyon gibi sözcüklerin de önemi giderek artmaktadır.”(4)

Özetle magazin söylemi; olay örgüsünü parçalayan, anlık olanı vurgulayan, sığ içerikli, sansasyonel olana yönelen ve hatta bunu yaratma kaygısı taşıyan, olguların dramatik öğelerini öne çıkartıp, basitleştiren bir anlatım biçimidir.

Araştırmaya konu olan etik problem bu şekilde tanımlanmıştır. Medyanın habercilik anlayışını, kamunun bilme hakkından öğrenme merakına kaydırması, üzerinde durduğumuz problemli noktadır. Artık özel TV kanalları ana haber bültenlerinin büyük bir bölümünün magazin haberlerine ayrılması ve magazin haberi olmayanların da içeriğinin magazinleştirilmesi araştırma konumuzu oluşturan etiksel sorundur.

4. Türkiye’de Durum Nedir?

Bugün Türkiye’deki durum da yukarıda anlatılanlardan çok farklı değildir. Tek fark olarak Türkiye’de özel TV yayıncılığına geçişin biraz daha geç olduğu söylenebilir. Kamu yayıncılığı anlayışı ve devlet tekelinin kırılışı Avrupa’da 70 ve 80’li yıllarda gerçekleşirken, Türkiye’de bu oluşum 90’larla birlikte şekillenmiştir.

“Türkiye’de haberin magazinel bir içeriğe evrilmesi süreci televizyon kanallarının özelleşmesi ile başlamıştır. Bu anlamda özel televizyon kanallarının geleneksel TRT formatının dışına çıkarak gerçekleştirdikleri yayınlar içerisinde, haber bültenleri de bu niteliksel dönüşünden önemli ölçüde etkilenmişlerdir. İzlenme oranlarında sürekli tırmanışı hedefleyen bir yayıncılık anlayışıyla haberi çekici kılacak her türlü unsur (dramatizasyon, müzik, aşırı vurgulanmış cinsellik...) haber metni içerisine yerleştirilmiştir. Bu nedenle haber değeri tartışılır pek çok magazinel haber, bültenlerde ağırlık kazanırken, bültenlerin süreleri de bir saatin üzerine çıkmıştır.”(5)

5. Örnek Alınan Haber Bültenlerinin Değerlendirilmesi

Bu bölüme kadar aktarılan bilgiler doğrultusunda, örnekleri incelemede kullanılan magazinleşme kıstaslarımızı şöyle toparlayabiliriz: eğlendirici içerik, melodrama dönüştürme, hikayeleştirme, bayağı ve önemsiz olayların haber haline getirilip dakikalarca uzatılarak tekrar edilen görüntülerle verilmesi, abartma, çarpıtma, haberin özünden sapılarak anlamsız ve önemsiz ayrıntılarda yoğunlaşılması, yüzeysellik, bağlamsızlık, basitlik, çarpıcılık, kişileştirme...

Yöntem bölümünde de belirtildiği gibi; araştırmanın kapsamını aşağıda belirtilen 3 özel TV kanalının ana haber bültenleri oluşturmaktadır ve bu bültenler 27-31 Mart 2001 tarihleri arasında, araştırma konusu bağlamında izlenmiştir:

ATV

STAR TV

SHOW TV

İncelemenin yapıldığı tarihler arasında, kanalların verdiği haber sayıları:

27 Mart 2001

ATV - Toplam 29 haber

STAR - Toplam 26 haber

SHOW - Toplam 13 haber

28 Mart 2001

ATV - Toplam 32 haber

STAR - Toplam 24 haber

SHOW - Toplam 17 haber

29 Mart 2001

ATV - Toplam 24 haber

STAR - Toplam 30 haber

SHOW - Toplam 15 haber

30 Mart 2001

ATV - Toplam 28 haber

STAR - Toplam 30 haber

SHOW - Toplam 14 haber

31 Mart 2001

ATV - Toplam 27 haber

STAR - Toplam 27 haber

SHOW - Toplam 19 haber

Toplam haber sayıları:

ATV: 130

STAR: 137

SHOW TV: 78

İzlenen haber bültenlerinden alınan örnekler, yukarıda sıraladığımız kıstaslar doğrultusunda seçilmiş ve incelenmiştir. Bu örneklerin niteliksel değerlendirilmesi aşağıdaki gibi yapılmıştır:

İncelenen haber sayısı: 25

Siyasi Haberlerin Magazinleştirilmesi

Derviş’in maceraları;

I.

Haber: İş dünyasının, ekonomik sorunlardan çıkış konusunda uzlaşmaya vardıkları toplantı çıkışında, Sakıp Sabancı’nın açıklamaları.

Kanal ve tarih: SHOW TV-27 Mart

Yorum: Haberin başında spotlarla, ‘Derviş yeni bir Özal mı olacak?’ sorusu ekrana yazılıyor. Bu yorumu Sabancı’nın yaptığı söyleniyor. Ayrıca ‘Süper Bakan Kemal Derviş’ ifadesi haber içinde sık sık kullanılıyor.

Etik problem: Haberin ilerleyen dakikalarında, spot sorusunun Sabancı’nın yorumu değil, muhabirin yönlendirici sorusu olduğunu görüyoruz. Bu soru, içerik ve haberin bültende yer alışı dikkate alındığında sansasyon yaratma kaygısı taşıyor. Ayrıca ‘Süper Bakan Kemal Derviş’ ifadesi abartılı bir söylemdir.

II.

Karşılaştırma

Haber: Kemal Derviş’in Frankfurt’a gideceği uçağın arızalanması ve Paris’e gitmesi.

Kanal ve tarih: STAR-29 Mart

Yorum: Derviş’in zor yolculuğu, başına gelmeyen kalmadı, dönüş yolculuğu aksilikleri, kara günün öyküsü, bugün yurda dönecek tabii aksilikler peşini bırakırsa.

Etik problem: basit bir aksiliğin, uzatılıp abartılarak özünden saptırılması ve karagün benzetmesiyle dramatize edilmesi.

Kanal ve tarih: ATV-29 Mart

Yorum: Almanya’ya gitmek için yola çıktı, ulaştığı yer Fransa.

Etik problem: olayı özünden saptıran tuhaf bir yorum ve gereksiz bir uzatma

III.

Haber: Kemal Derviş’in çözüm önerisi olarak çıkmasını istediği 15 yasa

Kanal ve tarih: ATV-29 Mart

Yorum : Derviş Yasaları Trafiği, Derviş’in Yasaları Çıkacak mı?

Etik problem: ülke gündeminde çok önemli yeri olan yasaların, tek bir kişiye maledilmesi, kişiyle özdeşleştirilmesi, kişileştirme.

IV.

Haber: Kemal Derviş’in dış destek arayışlarından sonra yurda dönmesi.

Kanal ve tarih: SHOW-30 Mart

Yorum: Kemal Derviş geldi, ekonominin ateşi düştü.

Etik problem: kişileştirme ve sansasyonel bir söylem

V.

Haber: Kemal Derviş’in Ankara’dan İstanbul’a hareket etmeden önce yaptığı açıklamalar

Kanal ve tarih: STAR-30 Mart

Yorum: İstanbul’a gelince ilk işi cep telefonuyla konuşmak oldu. Elinde siyah şapkasıyla çıktı. Yakın arkadaşı Asaf Savaş Akat’ın evine değil, otele gitti.

Etik problem: haberin özünden saptırılıp, ikincil öğelerin öne çıkarılması.

VI.

Haber: Kemal Derviş’in yakın akrabalarıyla yemeğe çıkışı

Kanal ve tarih: STAR- 31 Mart

Yorum: Derviş aile yemeğinde... Yoğun mesaisi arasında, akrabalarıyla, yemeğe giderken, haberciler Derviş’i ilk kez takım elbisesiz ve kravatsız görüntüledi. Makam arabası, otelinden 500 metre ileride Kennedy Caddesi’ne park etmiş bekliyordu. Kuzeninin kızlarını görmeye gelmişti.

Etik problem: haberin özünden saptırılıp, ikincil öğelerin öne çıkarılması.

**İncelemenin yapıldığı dönemde ülkenin içinde bulunduğu olağan dışı ekonomik durum ve herkes tarafından bu durumdan çıkış yolu olarak görülen Devlet Bakanı Kemal Derviş’le ilgili tüm haberlerin, (özellikle ATV ve STAR’da) ‘Derviş’in Maceraları’ şeklinde verilmiş olması; siyasi haberlerin içeriğinin magazinleştirilmesine örnek teşkil etmektedir.

Diğer siyasi haberler;

I.

Haber: Yunanistan milli günü kutlamaları dolayısıyla verilen kokteyl ve Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın açıklamaları.

Kanal ve tarih: ATV-27 Mart

Yorum : Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Yunanistan’la ilişkilerden Fenerbahçe’ye kadar birçok konuda açıklama yaptı.

Etik problem: Yapılan açıklamalardan sadece Fenerbahçe ile ilgili açıklamaların habere konu olması. Haberin özünden saptırılıp, ikincil öğelerin öne çıkarılması.

II. (Karşılaştırma)

Haber: Van Bağımsız milletvekili Mustafa Bayram’ın dokunulmazlığının kaldırılması.

Kanal ve tarih: SHOW TV- 27 Mart

Yorum: Van Bağımsız milletvekili Mustafa Bayram’a artık dokunulabilecek sayın seyirciler.

Etik problem: Sansasyonel ve dikkat çekici bir yorum, bayağılaştırma, eğlencelik hale getirme.

Kanal ve tarih: ATV-28 Mart

Yorum: Van Bağımsız milletvekilinin dokunulmazlığı kaldırıldı. 3 eşi, 17 çocuğu var. Bayram’ın doğup büyüdüğü köyde hala su yok.

Etik problem: haberin özüyle ilgisi olmayan ayrıntıların verilmesi.

III.

Haber: Turizm sorunlarının tartışıldığı sektörel panel ve İlhan Kesici’nin konuşması.

Kanal ve tarih: ATV-29 Mart

Yorum : Kesici’nin mikrofonla mücadelesi. Mikrofonun konumunu beğenmemişti ve çözümler aradı. Alternatif plan çantanın üstüne koydu, üstüne sürahi, üstüne mikrofon ama olmadı bir yandan konuşmasını yapıp bir yandan yeni çareler denedi. Son yorum; masaya yatırılan ekonominin üstüne çanta, sürahi koyup çiçeklerle taçlandırdılar, Türk usulüne uygun.

Etik problem: Abartma, çarpıtma, gereksiz ayrıntılarla haberi özünden saptırma.

Magazin Haberleri

I. (Karşılaştırma)

Haber: Dünyaca ünlü dans sanatçısı Cortez’in gösteri yapmak için Türkiye’ye gelişi.

Kanal ve tarih: ATV-27 /28 Mart

Yorum: Flamenko’nun asi prensi Cortez Türkiye’de. Havaalanındaki görüntüleri/basın açıklaması.

Etik problem: Etik problem bulunmamaktadır.

Kanal ve tarih: STAR 28 Mart

Yorum ve röportaj: İşte flamenkonun asi prensi! İşte Cortez’in binaya girişi.(çok özel söyleşi az sonra, heyecanlı bekleyiş az sonra sona eriyor.) Dünyanın en çok tanınan en çok ilgi gören dans ustası Türkiye’ye geldi ve basın toplantısı yaptı. Röportajın ilk sorusu Türkiye’yi nasıl buldun? Hemen ardından peki kızlar nasıl? Eğlenmek için ne yapıyorsun? Bir gününü anlatı mısın? Dünyanın en çok ilgi gören dans ustasına dans ve şovla ilgili sorular, ancak röportajın sonunda soruluyor ve son yorum; gerçekten çok eğlenceli bir sohbet oldu...

Etik problem: Ana Haber bülteninde yapılan bir röportajın gereksiz sorularla 15 dakikaya uzatılması, dans ve şovla ilgili ayrıntıların ikinci plana atılması, haber içeriğinde son derece abartılı ifadelerin kullanılması.

II. (Karşılaştırma)

Haber: Serdar Ortaç kendisinden haraç istendiği için açtığı davanın duruşmasında.

Kanal ve tarih: STAR-30 Mart

Yorum: Serdar Ortaç kendisinden haraç isteyenleri affetti. Ünlü şarkıcı ilk kez mahkemeye katıldığını ve sıkıldığını söyledi. Hiç alışkın olmadığı bir yerdeydi stresi yüzüne yansımıştı.(sık sık Serdar Ortaç kliplerinden görüntüler giriyor.) Ortaç duruşma uzun sürünce çıkmak istedi, kabul edilmeyince de şikayetini geri çekti.(olayın haber yanı - program yaptığı yerin eski güvenlik görevlilerinin kendisinden haraç istemeleri-

Etik problem: “Magazinel bir sima olan Serdar Ortaç’tan haraç istenmesi ve dava açıp duruşma için mahkemeye gitmesi “ haberin verilecek kısmıyken; haberciler haberin özünden sapıp, Ortaç’ın ruh haliyle ilgili ikincil öğeleri öne çıkartıyorlar. Aynı zamanda haberle ilgisi olmayan klip görüntüleri yayınlanarak haberin süresi uzatılıyor. Haber içeriğinde önemli bir çarpıtma ise;Ortaç daha önce askerlikle ilgili olarak mahkeme önüne çıkmasına rağmen ilk kez mahkemeye çıkıyormuş gibi yansıtılıyor.

Kanal ve tarih: SHOW TV-30 Mart

Yorum: “Ben kimseye haraç vermem” Bu sözler Serdar Ortaç’a ait. Alın terimle para kazandım kimseye para vermem dedi. Kendisinden haraç isteyen gençleri affetti.

Etik problem: Show TV’de aynen Star gibi haberi klip görüntüleriyle zenginleştirip(!) uzatıyor. Ancak kişinin ruh halinden çok söylediklerini yansıtıyor.

III.

Haber: Ebru Gündeş’in Almanya konseri

Kanal ve tarih: SHOW TV-27 Mart

Yorum: Ebru Gündeş’in gözyaşları, Köln konserinde 6 yaşındaki Savaş yüzünden ünlü sanatçını gözünden yaşlar sicim gibi süzüldü. Ebru’nun minik hayranı Emrah’ın Unutabilsem şarkısını söyledi. Emrah’ın yaptığı hemen her şarkıda gözyaşı döküyor Ebru.(Emrah ve Ebru’nun eski görüntüleri giriyor araya.) Küçük Savaş, Ebru ablasını ağlattığı için çok üzgündü ama onu çok sevdiğini söyledi.

Etik problem: Sadece bir konser haberi gereksiz ayrıntılarla uzatılıyor, haber özünden koparılıp çarpıtılıyor.( Emrah’ın yaptığı hemen her şarkıda gözyaşı döküyor Ebru) Abartma var(ünlü sanatçını gözünden yaşlar sicim gibi süzüldü.)

IV.

Haber: Özcan Deniz konseri.

Kanal ve tarih: SHOW TV-27 Mart

Yorum: Özcan Deniz’den bayıltan konser. Genç kızların Özcan Deniz izdihamı. Hayranlar ve korumalar arasında gergin anlar yaşandı. Sadece şarkılarını söylemeye çalışan Deniz, (bir şarkıcının konser sırasında ne yapması beklenebilir ?) izdiham karşısında ne yapacağını şaşırdı. Korumalardan hayranlarına kibar davranmalarını istedi, ancak Özcan Deniz’in söyledikleri korumaların bir kulağından girip diğerinden çıktı.

Etik problem: Haber içeriği son derece bayağı, bir ana haber bülteninde hoş olmayan ifadelerin kullanımı (Özcan Deniz’in söyledikleri korumaların bir kulağından girip diğerinden çıktı.) Abartma ve çarpıtma yapılmış (Özcan Deniz’den bayıltan konser- sadece bir izleyici fenalık geçiriyor.)

V.

Haber: Jennifer Lopez’in bir hayranının, gökyüzüne “Jenny” yazması.

Kanal ve tarih: STAR- 30 Mart

Yorum: Dünyayı saran bir fırtına, fırtınanın adı J. Lopez. Dünyanın gözünü üzerinden ayıramadığı tek Latin. Sinemadan sahneye... Lopez bir bakıyorsun sahnede, bir bakıyorsun podyumda, bir bakıyorsun klipte... Jennifer sevgisi o kadar büyük ki göklere bile yazılıyor.

Etik problem: Haberin başında biraz abartma kullanılmış ve asıl haber sona saklanmış olmakla birlikte ana haber bülteni sonunda verilebilecek bir magazin haberi olarak değerlendirilmiştir.( bültenin son haberi olarak verilmiştir.)

VI.

Haber: Sibel Can’ın ekonomik sıkıntılar yaşadığı iddiaları.

Kanal ve tarih: SHOW TV-31 Mart

Yorum: Henüz çok gencim borçlarımı öderim. Ekonomik kriz yaşadığı iddialarını reddeden Sibel Can, evini satmadığını söyledi. Estetik yaptırarak zayıflamadığını ve bunun için yaşının çok genç olduğunu da ekledi.(bu son açıklamayı, muhabirin sorusu üzerine yapıyor.)

Etik problem: Haber başlığı ve sonrasında yaptığı iddia edilen açıklamalar arasında bağlantı yok, kasıtlı olarak, muhabirin sorusuyla yapılan bir çarpıtma var. Bu anlamda haber içeriğine bağlamsızlık hakim denilebilir.

VII. (Karşılaştırma)

Haber: Türkan Şoray’ın evinin mahkeme kararıyla satılığa çıkarılması.

Kanal ve tarih: SHOW TV-29 Mart

Yorum: Türkan Şoray’ın Cihan Ünal’a duyduğu büyük aşkı, Türk Sinemasının Sultanını bugün evsiz bıraktı.(Avukatların yorumları, söyleşiler, filmlerden kesitler,satılacak evden görüntülerle haber sürekli uzatılıyor.)

Etik problem: Haberin giriş cümlesindeki yorum bayağılık taşıyor. Haberin asıl verilmesi gereken kısmıyla çok yakın ilgisi olmayan bir ifadeyle, haberin özünden sapılıyor. Türkan Şoray - Cihan Ünal filmlerinden görüntülerle, insanların özel yaşamlarına ait geçmiş olaylar hikayeleştirilerek veriliyor ve haber gereksiz olarak uzatılıyor.

Kanal ve tarih: STAR -29 Mart

Yorum: Sultan’ın Evi satılıyor. Ruçen Atlı ile aşkına ve anılarına tanıklık eden villa...(Yine Türk filmlerinden görüntülerle haber uzatılıyor.)

Etik problem: SHOW TV’nin bu haberi için yapılan eleştirilerin, STAR için de geçerli olduğu söylenebilir.

Kanal ve tarih: ATV -29 Mart

Yorum: Türkan Şoray davası sonuçlandı. Yaşadığı evin icra ile satılması kararı çıktı.

Etik problem: ATV bu magazin haberini diğer iki kanala göre, çok daha mantıklı ölçülerle ve daha kısa bir süre zarfında vermiştir. Etik problem kıstalarından herhangi birine bu haberde rastlanmamıştır.

VIII.

Haber: Bülent Ersoy ve Ajda Pekkan’ın çıktıkları akşam yemeğinde yaşanan sorun

Kanal ve tarih: SHOW TV-29 Mart

Yorum: Süper Star, Süper Kızar! Bülent Ersoy’la aralarının açık olduğu iddiasına karşı, iki star başbaşa yemek yedi. Yemekte flaşlar patladı ve Ajda söylenerek yemeği terketti. Muhabirin sorusu: Ajda Abla n’oldu? Niye sinirlendiniz? Ajda’nın arkasından Bülent Ersoy çıkıyor ve şu yorum yapılıyor; örgülü saçlarıyla genç kızları kıskandıran Bülent Ersoy, Ajda Hanımın masayı neden terk ettiğini anlamadığını söyledi. ‘Aramızda sorun yok’ mesajları verdi.

Etik problem: Son derece bayağı ve abartı bir ifadeyle habere giriş yapılıyor. Gereksiz yorumlar ve çarpıtmalarla devam ediliyor. Asıl olayın ne olduğu haberin sonunda belli belirsiz olarak ancak seyircinin tahmin edebileceği bir biçimde yüzeysel bir geçişle veriliyor. (Restorana basının alınmaması)

IX. (Karşılaştırma)

Haber: Ayyıldız 2001 Katalog Çekimi

Kanal ve tarih: STAR-29 Mart

Yorum: Yazın sahiller böyle, güneş yüzünü gösterip kaçtı...Ayyıldız mayolarının tanıtım fotoğrafları, 2001 yaz kreasyonu çekimleri sanal plajda yapıldı.16 yaşındaki mankenin güzelliği ve sonrasında mayoların özellikleri anlatılıyor.

Etik problem: Bu haberde aktarılan, magazinleşmenin temel kıstalarından olan; özlenilen bir gerçeklik yaratma çabasıdır. Kreasyondaki mayoların tanıtım haberinde ilk olarak üzerinde durulan, mankenin güzelliği ve yaşı oluyor. Haberde verilecek olan asıl magazinel içerikten sapılıyor, ikincil öğelere önem veriliyor.

Kanal ve tarih: SHOW TV- 30 Mart

Yorum: Dışarıda rüzgar, stüdyoda kumsal, güneş...ekonomik kriz yüzünden tropikal sahillere gidemeyen üreticiler, güneşi ve sahili stüdyoya taşıdılar.

Etik problem: Bu haberde de asıl verilecek olan tanıtım haberinden farklı olarak, ülkedeki krize göndermeyle, çarpıtma yapılıyor.

İnsan Hikayeleri, Hayvan Hikayeleri ve Diğerleri...

I. (Karşılaştırma)

Haber: Zeytinburnu’nda seyir halindeyken alev alan otomobil

Kanal ve Tarih: ATV-27 Mart

Yorum: Zeytinburnu’nda yanan otomobil ve otomobilinin yanışını çaresizlikle izleyen şoför..

Kanal ve Tarih: SHOW TV-27 Mart

Yorum: Arabasının yanışını gözyaşlarıyla izledi.(vatandaşların yorumları katılıyor, aynı görüntüler tekrar tekrar veriliyor, polislerin aldığı önlemler ayrıntılarıyla gösteriliyor.)

Etik Problem: basit bir yangın haberini iki kanalın verişi arasında ciddi farklılıklar göze çarpıyor. ATV yalnızca arabanın seyir halindeyken birden yanmaya başladığını ve şoförünün çaresiz kaldığını belirtip kısaca geçerken; SHOW TV yine abartma yapıp, ağlamadığı halde şoförün gözyaşları içinde arabasını yanışını izlediğini söylüyor (bunu yaparken diğer bir amaçta, dramatize edip seyirciyi ekrana bağlama). Vatandaşların yorumlarını almaya çalışırken haberi uzatıyor. Aynı zamanda tekrar görüntüleriyle de uzatma yapıyor.

II. (Karşılaştırma)

Haber: beyin tümörü nedeniyle hasta olan küçük bir çocuk ve ailesinin maddi gücünün olmaması

Kanal ve Tarih: SHOW TV-27 Mart

Yorum: Çaresiz baba acısını şiire döktü. Ağlatan şiir. Ölümü bekleyen kızına şiir yazdı. Kızının gözü önünde ölümü beklemesine dayanamayan acılı baba...

Kanal ve Tarih: ATV-28 Mart

Yorum: Küçük Necla’nın Dramı. Anne baba kızlarının ölümünü beklemek istemiyor. Bu feryat henüz yaşama isteğiyle dolu Necla’ya ait. Küçük kızın beyninde tümör var, baba işsiz, kızına şiir yazmış.

Etik Problem: Her iki kanalda bu olayı mümkün olduğunca abartılı bir duygusallık içinde dramatize ediyor. İnsanların yaşamını hikayeleştirip, seyirciyi ekrana bağlama çabası taşıyorlar. Küçük bir melodram yaratıyorlar bu olaydan.

III.

Haber: Türk sinemasının çocuk oyuncularından biri olan Ömerciğin dolandırılması.

Kanal ve Tarih: STAR-28 Mart

Yorum: Bu Nasıl Kader? Ömerciği de kullandılar. Ömerciğin sıkıntısı. Dolandırıcılıktan gözaltında. İyi niyet ve para ihtiyacı dolayısıyla dolandırılmış. Çareyi başka yerlerde aradı.

Etik Problem: Haberi özünden saptırıp, çarpıtıyorlar. (Asıl haber Ömerciğin dolandırıldığını anlayıp, savcılığa başvurması ve ifade vermeye gitmesi ama haberi Ömercik gözaltındaymış gibi veriyorlar.) Haberin ilk spotu magazinel bir yön taşıyor, çünkü dramatize var. Türk filmlerinden dramatik sahneler seçilip gösteriliyor ve haber bu şekilde uzatılıp hikayeleştiriliyor.

IV.

Haber: Bir maymun hikayesi

Kanal ve tarih: SHOW TV- 28/30 Mart

Yorum: 4 yaşındaki maymun Hüsnü Ankaralıların sevgilisi oldu... Çarli’ye rakip... Hüsnü güzel kızlara daha samimi davranıyor. Kuaförde süslenen Hüsnü, dans pistinde nasıl? Koyu bir Fenerli Hüsnü... Acıkan Hüsnü muz yedi. Meyve suyu içen Hüsnü tıpkı bir insan gibi davranıyor. Afrika’nın bağrından kopup gelen Hüsnü, doğduğundan beri ailesinden kimseyi görmedi. Akrabalarını görmesi için hayvanat bahçesine götürülüyor. 150 kg.’lık piton yılanından korktu, kaçacak yer aradı. Yeni doğan bir geyik yavrusu Hüsnü’nün keyfini yerine getirdi. Herkes Hüsnü’ye sevgi gösterirken bir vatandaş Hüsnü’den korkup kaçtı, ama Hüsnü en çok onu sevmişti.......(Bu haberler 28 Mart’a ait.) Diğer bir Hüsnü haberi ise, 30 Mart günü ‘Hüsnü bowling’te’ spotuyla veriliyor ve yine Maymunun maceraları gösteriliyor.

Etik Problem: Ana haber bülteni içinde bu kadar eğlencilik bir hikayeleştirme yapılması ve 5 dakika gibi bir süre verilmesi, konumuz açısından dikkat çekicidir. Sıradan bir maymunla ilgili olarak bu kadar çok çekim yapılması, bunlara haber değeri katılması son derece magazinel bir durumdur.

Kubidik Haberleri*

V. (Karşılaştırma)

Haber: İstanbul Hayvanat Bahçesi’ndeki 2,5 metrelik bir balığın bir havuzdan diğerine alınması.

Kanal ve Tarih: SHOW TV- 27 MART

Yorum: Büyük Transfer! Sürekli büyüyor! Çok Tehlikeli! Akvaryuma sığmıyor! Operasyon başlıyor! Her an ısırabilir! Maceralı yolculuk!... gibi spotlar haber akışı içinde ard arda yazılıyor ekrana. Bu sırada Bay Kubidik, görevlilere telkinde bulunuyor: Canını yakmayın! Sedyeyi sağlam tutun! Sıkı tutun yavrucum! Dikkat edin oynuyor balık! Balığı havasız bırakmayın!... Görevliler oldukça korkan ve sürekli çırpınan balığı bir an önce yeni yerine taşımaya çalışırken, Kubidik onları durdurup soru sormaya devam ediyor. Son yorum: Bay Kubidik tüm habercileri atlatıp balıkla da röportaj yapıyor; balık medyadan yakınıyormuş!... ( Bu kanal, haberi her akşam bülten sonunda özel haberlerin verildiği ‘Şaşkın Entel Bay Kubidik’adındaki bölüm içinde vermiştir. )

Etik problem: Haberin veriliş tarzı, yorumlar, görevlilere muhabir tarafından yapılan telkinler son derece bayağı. Basit bir yer değiştirme işlemi son derece abartılı yorumlarla ve eğlencelik hale getirilerek veriliyor. Görevlilere, işlerini öğretme çabasında olan muhabir, bunu da çarpıtarak aslında onlara işlerini yapmaya çalışırken engel oluyor ve bu yüzden balık daha çok eziyet çekiyor.( Görevliler oldukça korkan ve sürekli çırpınan balığı bir an önce yeni yerine taşımaya çalışırken, Kubidik onları durdurup soru sormaya devam ediyor.)

Kanal ve Tarih: STAR- 27 MART

Yorum: Bu da balık operasyonu! Dev balık yeni yuvasına taşındı. Avrupa’da bile yokmuş!

Etik problem: Haberin ilk başlığı, gündemin siyasi temposundan yararlanarak atılmış, seyircinin dikkatini çekmeye yönelik, sansasyonel kaygılar taşıyan bir ifade. Aynı zamanda haber spotlarında yine SHOW TV’nin yaptığı abartı yorumlar görülebiliyor.(sayıca o kadar çok olmasa da.) İki kanalın muhabiri de aynı şekilde yorumlarında abartı ve çarpıtmaya kaçtıkları gibi görevlerini de çarpıtıyorlar. ( STAR muhabiri de, görevliler balığı bir an önce yerine götürmeye çalışırken onlara engel olup, sorular soruyor.) İki muhabirin de sordukları sorular, abartılı, çarpıtılmış ve eğlencelik hale getirme çabası taşıyor.( Çok tehlikeli değil mi?, Isırır mı? Çok mu ağır?....)

VI.

Haber: Bir davaya konu olan kellik

Kanal ve Tarih: SHOW TV-28 Mart

Yorum: Sayın seyirciler siz siz olun, kele kel demeyin! Kel dedi, 2 ay yedi. (Reha Muhtar) Bu girişten sonra, Kubidik sokakta vatandaşların arasında dolaşıp yorumlarını alıyor. ’Kel demeyelim, ne diyelim?..’gibi sorular soruyor. Atasözleri sıralıyor, yorumlar yapıyor: Kele kel demeyin, keli kızar sonra....

Etik problem: Tipik bir Kubidik haberi. Herşey eğlencelik hale getirilmiş, tuhaf yorumlar ve gereksiz ayrıntılarla bu bölüme bülten içinde 5 dakika ayrılabiliyor.

ATV:

Toplam magazin haberi sayısı: 8 haber

Toplam magazin içerikli haber sayısı: 15 haber

STAR:

Toplam magazin haberi sayısı: 17 haber

Toplam magazin içerikli haber sayısı: 25 haber

SHOW:

Toplam magazin haberi sayısı: 17 haber

Toplam magazin içerikli haber sayısı: 35 haber

Toplam magazin haberi sayısı: 42 haber

Toplam magazin içerikli haber sayısı: 75 haber

* Bu bölümün muhabiri ve haberleri, diğer muhabir ve haberlere göre daha farklı konumlandırılmış olup, bölümün asıl amacı haberleri eğlencelik hale getirmektir. Bu araştırma açısından özellikle üzerinde durulması gereken bir içerik taşıdığı için, bu özel (!) bölümden iki örnek incelemeye dahil edilmiştir.

Sonuç:

Araştırmanın yapıldığı dönemdeki inceleme ve değerlendirmeler sonucunda 3 ana haber bülteni hakkında şunlar söylenebilir:

ATV

Bu kanalın, magazinleşme süreci içinde başlangıç aşamasında yer aldığı düşünülmektedir. Genel olarak ATV ana haber bültenine ait özellikler şöyle sıralanabilir:

Magazin haberleri bülten akışının sonlarında yer alıyor,(Genellikle son 2 haber)

Bülten içinde magazin haberlerinin genel bir ağırlığı yok,

Ancak diğer haber içeriklerinde magazinleşmeye rastlanıyor,

Abartma, çok yoğun olmamakla birlikte dramatizasyon ve çarpıtma kullanılıyor.

STAR

Magazinleşme süreci içinde bu kanalın yerinin, ATV’ye göre daha ileride olduğu tespit edilmiştir. Buradan yola çıkılarak, bu kanalın magazinleşmenin gelişme aşamasında olduğunu söyleyebiliriz. Bu bağlamda aktarılabilecek özellikler;

Magazin haberleri bülten içinde ATV’ye göre daha ağırlıklı bir yere sahip,

Haber içeriklerinin neredeyse tamamı magazinleştirilerek veriliyor,

Abartma, çarpıtma, dramatizasyon, haberin özü yerine ikincil öğelerin öne çıkarılması göze çarpıyor.

SHOW TV

Bu kanalın magazinleşme olgusu bağlamında çok özel bir yeri olduğu düşünülmektedir ve bu anlamda, SHOW TV Ana Haber Bültenleri içeriği ve sunumu itibariyle magazin ötesi olarak değerlendirilmiştir. Geleneksek habercilikten tamamen uzaklaşan bir anlayış bu haber bültenlerine hakim durumdadır. Ayrıca kanalın haberciliği, genel yayın yönetmeni olan Reha Muhtar’ın yorumu ve tarzıyla bütünleşmiştir. Bültene ait genel özellikler;

Bültenin ilk 10-15 dakikasında, ülke gündemindeki siyasi ve ekonomik gelişmelerin iç içe geçirildiği bir kurgu veriliyor. Bu karma haberler boyunca mutlaka, içeriğin magazinleştirildiği, abartıldığı, çarpıtıldığı, spekülatif yorumlara yol açabilecek çıkarsamaların yapıldığı görülüyor,

Bununla birlikte gündemdeki bir çok siyasi haber bu haber bülteninde verilmiyor,

Aynı zamanda siyasi haberler bu kanalda, bölünmüş ekran kullanarak konunun tarafları arasında sanki bir polemik yaratılarak veriliyor, ayrıca bu şekilde haber basitleştiriliyor,

Haber bülteninin büyük çoğunluğunda, melodrama dönüştürülmüş insan hikayeleri, haber değeri taşımayan, yalnızca SHOW TV’nin bulup haber yaptığı olaylar aktarılıyor,

Haberin basitleştirilmesine dair bir diğer kullanımda; kırmızı çember. Görüntü üzerinde sürekli olarak bir çemberin kullanılmasıyla izleyicinin dikkatini başka bir yöne vermesi engellenmiş oluyor ve içerik zayıflatılıyor.

Aynı zamanda haber bültenindeki tüm haberlerin görüntüleri, haber metni okunurken tekrar tekrar gösteriliyor. Bu şekilde verilecek haberler özünden sapıp, gereksiz ayrıntılarla ve yorumlarla uzatılıyor. Abartma ve çarpıtma yoğunlukla kullanılıyor.

- Bu kanalın incelenen dönem içinde haber bültenlerindeki haberlerin toplam sayısı (78), diğer iki kanalın verdiği haber sayısının (130,137) neredeyse yarısına eşit. Haber bültenleri süreleri birbirine yakın olduğu halde (1-1.5 saat arası) haber sayılarında yarı yarıya bir fark olmasının nedeni; SHOW TV’nin verdiği tüm haberleri gereksiz ayrıntı ve yorumlarla uzatmasıdır.

Kaynakça

ERGÜL, Hakan, (2000), Televizyonda Haberin Magazinleşmesi, İstanbul, İletişim Yayınları

AKARCALI, Sezer, (1997), Türkiye’de Kamusal Radyo ve Televizyona Geçiş Süreci, Ankara,

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Çaplı’nın İletişim ve Etik dersi notları (2001)

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe İnal’ın Haber Sosyolojisi dersi notları (2001)

Dipnotlar

(1) Sezer, Akarcalı, Türkiye’de Kamusal Radyodan Özel Radyo Ve Televizyona Geçiş Süreci, (..., Ankara, 1997) s. önsöz

(2) Hakan, Ergül, Televizyonda Haberin Magazinelleşmesi, (İletişim Yayınları, İstanbul, 2000) s.141

(3) Hakan, Ergül, Televizyonda Haberin Magazinelleşmesi, (İletişim Yayınları, İstanbul, 2000) s.178

(4) Hakan, Ergül, Televizyonda Haberin Magazinelleşmesi,) s.137

(5) Hakan, Ergül, Televizyonda Haberin Magazinelleşmesi, s.172



iD içinde
ilef.net'te
Web'de
ilef tanıtım filmi
radyoilef Canli Yayin
ilef Fotograf Galerileri
Gorünüm
ilef Web Sitesinden

2012-2013 Bahar Bütünleme Sınav Programı

Web Ortamında Haber Sunum Teknikleri-II Final Sınavı Ödev Konusu

2012-13 Bahar Ek Sınav Tarihleri (Ank. Ünv. Senato Karar Örneği)

2012-2013 Bahar Final Sınav Programı

2012-13 Bahar Mazeret Sınav Programı

ANAYASA DERSİ’ni alan öğrencilere önemle duyurulur.


 

Bu yazıyı  Yazdır |   Sayfa Başı  
 
ilef © 1996-2011 ilef Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi. Tüm hakları saklıdır. | Fakülte iletişim bilgileri